<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam ve Sağlık Rehberiniz &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.yasamrehberim.net/kategori/beslenme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasamrehberim.net</link>
	<description>Yaşam ve sağlığa dair herşey</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Oct 2010 20:53:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Tereyağının sağlığa ve güzelliğe yararları</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/tereyaginin-sagliga-ve-guzellige-yararlari.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/tereyaginin-sagliga-ve-guzellige-yararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:10:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Kültürümüzde önemli bir yeri olan tereyağının aynı zamanda birçok soruna ve hastalığa iyi geldiğini biliyor muydunuz? Tereyağının; bağırsaklara geçen maddelerin oluşturduğu ağrıya iyi geldiği, sinir iltihaplarına karşı faydalı olduğu ve diş çıkmasını kolaylaştırdığı kanıtlandı.

Soğuktan oluşan kuru öksürüğü giderir, özellikle badem ve şekerle birlikte bu etkiyi yapar. Zatülcenbe ve zatürreeye iyi gelir. Kasıklardaki urlarda, yumurtalıklar, rahim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kültürümüzde önemli bir yeri olan tereyağının aynı zamanda birçok soruna ve hastalığa iyi geldiğini biliyor muydunuz? Tereyağının; bağırsaklara geçen maddelerin oluşturduğu ağrıya iyi geldiği, sinir iltihaplarına karşı faydalı olduğu ve diş çıkmasını kolaylaştırdığı kanıtlandı.<br />
<span id="more-494"></span><br />
Soğuktan oluşan kuru öksürüğü giderir, özellikle badem ve şekerle birlikte bu etkiyi yapar. Zatülcenbe ve zatürreeye iyi gelir. Kasıklardaki urlarda, yumurtalıklar, rahim ve bağırsaktaki yaralarda etkilidir. Diş çıkmasını kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Tereyağının içeriği</strong></p>
<p>Birinci dereceden sıcak ve rutubetlidir ve rutubeti sıcaklığından fazladır.</p>
<p><strong>Tereyağının yararları</strong></p>
<p>Olgunlaştırıcı, çözücü, eriticidir ve gevşetici etkisi de görülür. Normal vücut üzerinde eritici, çözücü etkisi vardır. Sert bedenlerde (organlarda) bu etki görülmez. Hassas vücutlarda bu etki daha kolay görülür. Onun buharı (dumanı) kurutucudur. Müsekkinle birlikte büzücü etki gösterir.</p>
<p><strong>Tereyağının yaralara etkisi</strong></p>
<p>Bağırsaklara geçen maddelerin oluşturduğu ağrıyı giderir. Sinir iltihaplarına yararlıdır. Yaraların iltihaplarını çözerek, iyileşmesini sağlar.</p>
<p><strong>Tereyağının baş organlarına etkisi</strong></p>
<p>Beyin zarı için kullanılan terkipler, zübd (tereyağı) ile birlikte kullanılır. Kulak arkasındaki urlara (şişlere), kasıklardaki urlara, ağızdaki ve dişlerdeki şişlere ve apselerine, kıla (çobançantası) ve onun terkipleriyle birlikte uygulanır. O, diş çıkmasını kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Tereyağının güzelliğe etkisi</strong></p>
<p>Beden onunla ovulursa, bedene faydalıdır; onu besler ve şişmanlatır. Tereyağının cildi besleyici ve parlaklaştırıcı özelliği de vardır. Cilde yumuşaklık sağlar. Vücut derisi için nemlendirici yararı da bilinir</p>
<p><strong>Tereyağının solunuma etkisi</strong></p>
<p>Soğuktan oluşan kuru öksürüğe iyi gelir, özellikle badem ve şekerle birlikte bu etkiyi yapar. Aynı zamanda, zatülcenbe ve zatürreye iyi gelir. Kan tükürmeye iyidir ve yakı olarak (haricen) uygulanır. Aynı zamanda, badem yağı ve şekerle birlikte kullanılınca, yumuşatıcı etkisi artar. Tek başına tereyağının temizleyici etkisi daha az görülür. Şekerle alınırsa, aksi olur, yumuşatıcı olmaz. Tereyağı, eğer bir ukiyye alınırsa ve yarısı kadar balla karıştırılırsa, kan tükürmeye engel olur ve kusmayı engeller</p>
<p><strong>Tereyağının dışarı atan organlara etkisi</strong></p>
<p>Tereyağı (zübd), yumuşatıcıdır ve genellikle ishal etkisi gösterir. Onunla lavman yapılırsa, yumurtalıklar, rahim ve bağırsaklardaki yaralara ve sert urlara iyi gelir. Mesane girişindeki iltihaplar için kullanılan ilaçların terkibine girer.</p>
<p><strong>Tereyağının zehirlenmeye etkisi</strong></p>
<p>Zehirlere karşı etkilidir ve yılan soktuğu yere pomat olarak tatbik edilirse, yararlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/tereyaginin-sagliga-ve-guzellige-yararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı mangal için ipuçları</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/saglikli-mangal-icin-ipuclari.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/saglikli-mangal-icin-ipuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=492</guid>
		<description><![CDATA[Tatil günlerinin vazgeçilmezi keyfi olan mangalı küçük değişikliklerle sağlıklı bir öğüne dönüştürmek hiç de zor değil. Eti mangal yapmadan önce pişirmek, mangalı yağlamak bu küçük değişikliklerden sadece birkaçı…
ABD’nin en çok et tüketilen eyaleti olan Teksas’ta bulunan Teksas Üniversitesi Kanser Merkezi tarafından yayımlanan “Sağlıklı Mangal” başlıklı raporda, farklı kanser türlerinden korunmak için mangal keyfine yönelik öneriler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tatil günlerinin vazgeçilmezi keyfi olan mangalı küçük değişikliklerle sağlıklı bir öğüne dönüştürmek hiç de zor değil. Eti mangal yapmadan önce pişirmek, mangalı yağlamak bu küçük değişikliklerden sadece birkaçı…<span id="more-492"></span></p>
<p>ABD’nin en çok et tüketilen eyaleti olan Teksas’ta bulunan Teksas Üniversitesi Kanser Merkezi tarafından yayımlanan “Sağlıklı Mangal” başlıklı raporda, farklı kanser türlerinden korunmak için mangal keyfine yönelik öneriler getiriliyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, uzun yıllar sağlık problemi yaşamadan mangal keyfi sürmek isteyenler, öncelikli olarak tükettikleri et miktarını azaltmak zorunda. ABD’li uzmanlar, sofraya et ve et ürünlerinin yanı sıra, mangalda pişirilmiş farklı sebzelerin de eklenmesini öneriyor.</p>
<p><strong>Közde soğan-patlıcan</strong></p>
<p>Bir öğünde etin çok ağırlıklı yer almasının sağlıklı olmadığına, sebze tüketiminin, başta kolon kanseri olmak üzere birçok kanser türünü vücuttan uzak tuttuğuna işaret eden uzmanlar, “tabaktaki et miktarını biraz azaltıp, közde soğan, patlıcan, patates, kabak gibi sebzeleri dâhil etmenin iyi bir başlangıç olacağını” belirtiyorlar.</p>
<p>Uzmanların ikinci önerisi ise kırmızı et tutkunlarının zaman zaman tavuk ya da balık gibi daha sağlıklı etleri deneyerek mangal yapmaları.</p>
<p><strong>Eti yakmayın</strong></p>
<p>Bazı farklı pişirme yöntemleri kullanarak kanserojen maddelerden uzak kalınabileceğinin ifade edildiği raporda etin yanmamasına dikkat edilmesi uyarısında bulunuluyor. Raporda, kanserojen maddelerden korunmak için şu önerilere yer veriliyor…</p>
<p>Et yerine balık tercih edin. Balık et ve tavuğa göre daha az yağ içerdiğinden, ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen madde de az olur. Ayrıca, mangalda pişmek için daha az zaman gerektiren balık, sağlık açısından da avantaj sağlar.</p>
<p><strong>Eti önceden pişirin</strong></p>
<p>Mangal üzerinde uzun süre yüksek ateşte kalan gıdalarda kanserojen madde açığa çıkar. Etinizi mangala atmadan önce beş dakika pişirirseniz, lezzetinden ödün vermeden, potansiyel tehlikelerden uzak durmayı başarırsınız.</p>
<p><strong>Mangalınızı hafifçe yağlayın</strong></p>
<p>Mangalı biraz yağlamak, zararlı maddelerin ete yapışmasını engellediği gibi, et ya da balığın parçalanmasını da önler.</p>
<p><strong>Isıyı düşürün</strong></p>
<p>Kömür kullanımında çok yüksek ateşi tercih etmemek, yanan kömür ile üzerine konulan ürün arasında mesafe bırakmak, küçük önlemler olarak görülse de sağlık açısından büyük fayda sağlıyor.</p>
<p><strong>Mangalınızı iyi temizleyin</strong></p>
<p>Mangalınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyerek, oluşmuş kanserojen maddelerin bir sonraki yemeğinize aktarılmasını önlemiş olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/saglikli-mangal-icin-ipuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vitamin deposu dondurma</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/vitamin-deposu-dondurma.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/vitamin-deposu-dondurma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:08:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[Boğaz şişliğine neden olduğu için ailelerin çocuklarına endişeyle yedirdiği dondurmanın besleyici değerinin çok yüksek olduğu açıklandı. Uzmanlar dondurmanın süt gibi her gün tüketilebileceğini söyledi…
Havaların ısınmasıyla birlikte tüketimi artan dondurmanın, içerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle besleyici değeri oldukça yüksek. Konya Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan Çelebi, üretiminde süt, şeker ve glikoz şurubu gibi ham maddelerin kullanıldığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boğaz şişliğine neden olduğu için ailelerin çocuklarına endişeyle yedirdiği dondurmanın besleyici değerinin çok yüksek olduğu açıklandı. Uzmanlar dondurmanın süt gibi her gün tüketilebileceğini söyledi…<span id="more-490"></span></p>
<p>Havaların ısınmasıyla birlikte tüketimi artan dondurmanın, içerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle besleyici değeri oldukça yüksek. Konya Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan Çelebi, üretiminde süt, şeker ve glikoz şurubu gibi ham maddelerin kullanıldığı dondurmanın, özellikle yaz aylarında daha fazla tüketildiğini belirtti.</p>
<p><strong>Mineral ve vitamin açığını kapatır</strong></p>
<p>Çelebi, içinde bulunan yararlı ham maddeler nedeniyle besin değeri yüksek bir ürün olan dondurmanın süt gibi her gün tüketilebileceğini söyledi.</p>
<p>Ramazan Çelebi, dondurmanın oldukça zengin minerallere sahip bir gıda olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>
<p>“Dondurmada, protein, karbonhidrat ve yağ gibi temel besin öğeleri ile birlikte, A, D, E, C ve B grubu vitaminler, aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, fosfor, sodyum, potasyum, demir ve çinko mineralleri bulunmaktadır.</p>
<p>Özellikle gelişme çağındaki çocukların mutlaka dondurmayı bolca tüketmesi gerekir. Dengeli beslenen bir çocuk, gelişimi için haftada en az 250 gram dondurma tüketmeli.”</p>
<p>Dondurmanın, süt ve yoğurt gibi gıdaları fazla tüketmeyen çocukların da mineral ve vitamin açığını kapatabileceğini ifade eden Çelebi, güvenli, gıda kurallarına uygun, hijyenik şekilde üretilip, satıldığı takdirde, dondurmanın besleyici değerinin yüksek ve tüketilmesinin çok faydalı olduğunu bildirdi.</p>
<p><strong>Erimiş dondurma almayın</strong></p>
<p>Çelebi, sütün mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortam olduğunu belirterek, şöyle devam etti:<br />
“Sağlıksız koşullarda üretilen dondurmada bakteriler kolaylıkla üreyebilir. Bu nedenle dondurma satın alınırken güvenilir ürünler tercih edilmeli.</p>
<p>Üretim izni olmayan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünler satın alınmamalıdır. Ambalajlı olarak satılan dondurmalarda şekil bozuklarının bulunmamasına özellikle dikkat edilmeli, yani erimiş ve tekrar dondurulmuş olmamalıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/vitamin-deposu-dondurma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kavunun faydaları saymakla bitmiyor</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/kavunun-faydalari-saymakla-bitmiyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/kavunun-faydalari-saymakla-bitmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=488</guid>
		<description><![CDATA[Büyük yapraklı, sarı çiçekli, sürüngen bir bitki olan kavun sulu ve kokuludur. Bol miktarda su barındırmasının yanında A ve C vitaminlerince de zengin bir besindir. Ayrıca iyot ve krom gibi mineralleri de içinde barındırır.
Kavun nasıl tüketilmeli?
Kavun taze olarak yenir. Ayrıca kabukları ve çekirdekleri kullanılır. Çekirdekleri dövülüp suda kaynatıldıktan sonra elde edilen su içilirse göğüs ağrısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük yapraklı, sarı çiçekli, sürüngen bir bitki olan kavun sulu ve kokuludur. Bol miktarda su barındırmasının yanında A ve C vitaminlerince de zengin bir besindir. Ayrıca iyot ve krom gibi mineralleri de içinde barındırır.<span id="more-488"></span></p>
<p><strong>Kavun nasıl tüketilmeli?</strong></p>
<p>Kavun taze olarak yenir. Ayrıca kabukları ve çekirdekleri kullanılır. Çekirdekleri dövülüp suda kaynatıldıktan sonra elde edilen su içilirse göğüs ağrısı ve öksürüğe iyi gelir. Yanıklara kavun konursa ağrıyı hafifletir ve iyileşmesini hızlandırır.</p>
<p>Cilt bakımı için de faydalı bir besin olan kavun, ezilip soğuk süte katıldıktan sonra yüze sürülürse cildi nemlendirir. Özellikle kuru ciltlere çok faydalıdır.</p>
<p>Kavun tam olarak olgunlaşmadan yenmemelidir. Ayrıca, ülseri ve sindirim sistemi iltihabı olanlara tavsiye edilmez.</p>
<p><strong>Kavunun faydaları</strong></p>
<p>Vücudu serinletir, idrar söktürücüdür ve kabızlığı giderir. Romatizma ve basur şikâyetlerini azaltır. Böbrekleri temizler. Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. Yatıştırıcı etkisi ile rahatlık verir ve uykusuzluğa iyi gelir. Cildin taze görünmesini sağlar.</p>
<p><strong>İşte kavunun faydalarından bazıları…</strong></p>
<p>- Yemeklerden önce kavun yenirse hazım cihazlarını yıkar ve hastalıkları giderir.</p>
<p>- Böbrek –mesane kumu dökülürken kavun yenilirse böbrekler rahatlar ve vücut zindeleşir.</p>
<p>- Kavunun idrar söktürücü özelliği de vardır. İdrar yolu hastalıklarından şikâyetçi olanlara bol bol kavun yemeleri tesviye edilir.</p>
<p>- Kabak, kavun, safran ve arpa unundan yapılmış helva bol bol tüketilirse idrar zorluğunu giderir.</p>
<p>- Böbrek-sidik kesesi iltihaplanmasında kavun çekirdeği, karpuz çekirdeği ve hıyar çekirdeği yenilmelidir.</p>
<p>- Kavun çekirdekleri kaynatılıp birer bardak içilirse göğüs nezlesi olan hastalara şifa verir.</p>
<p>- Karaciğer hastalıklarına kavun çekirdeği kaynatılıp suyunun içilesi çok faydası dokunur.</p>
<p>- Onar gram kabak çekirdeği içi, kavun çekirdeği içi, nişasta, arap zamkı, badem içi, kitre, miyan balı, şeker, menekşe, ayva çiçeği ve 1.5 gram afyon toz haline getirilip yeteri kadar bal ile macun yapılıp birer kaşık yenirse astım hastalarına iyi gelir.</p>
<p>- 50 gram kavun çekirdeği tozu sıcak su ile yutulursa öksürüğe fayda sağlar.</p>
<p>- Ebegümeci, gelincik çiçeği, hunnab, kavun çekirdeği, baldıran, nöbet şekeri; bu maddelerden birer avuç alınır ve yeteri kadar su ile kaynatılıp elde edilen su bir bardak içilirse zatürree iyi gelir.</p>
<p>- Kavun; meniyi arttırır, kumları döker, böbrekleri besler, yağlandırır.</p>
<p>- Et pişirirken kabuklarından bir parça ilave edilirse çabuk pişer.</p>
<p>- Çekirdekleri yenirse iç yaralarına iyi gelir ve idrarı söktürür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/kavunun-faydalari-saymakla-bitmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karpuzun faydaları ve iyi geldiği hastalıklar</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/karpuzun-faydalari-ve-iyi-geldigi-hastaliklar.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/karpuzun-faydalari-ve-iyi-geldigi-hastaliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun kanser çeşitlerine karşı olan tedavi edici ve koruyucu etkisinin yanı sıra kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.
Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan beta-karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun kanser çeşitlerine karşı olan tedavi edici ve koruyucu etkisinin yanı sıra kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine de yardımcı olduğu bildirildi.<span id="more-486"></span></p>
<p>Karpuzun, bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan beta-karoten içerdiğini belirten uzmanlar, içerdiği yüksek potasyumun da kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olduğunu vurguladı.</p>
<p>Uzmanlar, aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleyen ve bağırsak kanserini önlemede rol oynayan karpuzun çekirdeklerinin de, içinde bulunan cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Karpuz nasıl seçilmeli?</strong></p>
<p>Uzmanlar, yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri bulunan karpuzun tüketilmesi için olgunlaşmış olmasına özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi.</p>
<p>Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için kabuğunun renginin parlak değil mat olmasına ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısmının kolayca çıkmasına, toprağa oturan kısmının renginin açık sarı olmasına, beyaz veya yeşil olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edilmesini istedi.</p>
<p>Sıcak yaz günlerinde içerdiği su oranı ile susuzluğa ilaç gibi gelen karpuz daha çok sıcak iklimlerde yetişen, sarı renkli çiçekler açan, iri meyveli bir bitkidir. Karpuzun kalori oranı düşüktür. %90’ı su olan karpuz, vücudun sıvı ihtiyacını büyük oranda karşılamasının yanında, B ve C vitamini ile sodyum, kalsiyum, potasyum ve demir mineralleri açısından zengin bir meyvedir.</p>
<p><strong>Karpuzun faydaları</strong></p>
<p>Çok iyi bir idrar söktürücü olan karpuz, vücuttaki atık maddeleri, bağırsakları ve kanı temizler. Kalbi koruyucu etkisi de vardır.</p>
<p>Karpuz, soğuk algınlığına iyi gelir ve cinsel gücü arttırır. Vücuda zindelik, serinlik ve ferahlık verir.</p>
<p>Börekleri çalıştırarak böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. Kemik gelişimini de destekler.</p>
<p><strong>Karpuz nasıl tüketilmeli?</strong></p>
<p>Olgunlaşmış karpuz taze olarak yenir. Karpuzun keleklerinden ise turşu yapılır. Bala zencefil katılıp karpuzla yenirse balgamı söker.</p>
<p>Karpuzdan en iyi şekilde faydalanmak için yemeklerden önce ve mümkün olduğunca kabuklarının iç kısmı ile birlikte yemek daha faydalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/karpuzun-faydalari-ve-iyi-geldigi-hastaliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak havalarda bol su içmek gerekiyor</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/sicak-havalarda-bol-su-icmek-gerekiyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/sicak-havalarda-bol-su-icmek-gerekiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=484</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, sıcakların en etkili olduğu temmuz, ağustos ve eylül aylarında sıvı kaybının neden olduğu tehlikelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve gerek spor yaparken gerekse aşırı sıcaklardan kaynaklanan su eksikliğinin giderilmesi için bol bol su içilmesi ve sıvı alınması gerektiğinin belirtiyor.
Sıcak havalara bağlı olarak vücuttan çıkan terin, potasyum ve sodyum gibi vücuda faydalı mineralleri de beraberinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, sıcakların en etkili olduğu temmuz, ağustos ve eylül aylarında sıvı kaybının neden olduğu tehlikelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve gerek spor yaparken gerekse aşırı sıcaklardan kaynaklanan su eksikliğinin giderilmesi için bol bol su içilmesi ve sıvı alınması gerektiğinin belirtiyor.<span id="more-484"></span></p>
<p>Sıcak havalara bağlı olarak vücuttan çıkan terin, potasyum ve sodyum gibi vücuda faydalı mineralleri de beraberinde götürdüğünü ifade eden Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Karaoğlu, ter ile birlikte sıvı kaybeden vücudun kalp ve damar sisteminin zorlandığını, bedenin iç ısısını güvenli bir seviyede korumasının imkansız hale geldiğini vurguladı.</p>
<p>Bu olumsuzlukların sıcak havalarda yapılan sportif faaliyetlerinde daha fazla ortaya çıktığını belirten Karaoğlu, şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Vücuttaki sıvı kaybı, fiziksel performansı negatif olarak etkiliyor. Sıcak havalarda yapılan sportif faaliyetler sırasında yaşanan sıvı kaybı, çabuk yorulma, kramp ve bacak ağrıları, sinirlilik ve mide bulantıları gibi sorunlara yol açıyor. Bu negatif etki sadece sporda değil, aktif yaşamda da gözle görülür performans düşüklüğü yaratıyor. Bu nedenle sıcak havalarda, özellikle de sportif aktiviteler sırasında bol sıvı alınmalıdır. Sıvı alınarak, daha fazla enerji, güç ve dayanıklılık, daha serin bir vücut, daha uzun ve yüksek performans, sonraki aktivite için vücudun daha çabuk toparlanması sağlanabilir.”</p>
<p><strong>Terliyken de su için</strong></p>
<p>Spor öncesi sıvı alınmamasının, spor sırasında çok susamaya yol açtığını, bunun sonucunda da gereğinden fazla su içme isteği doğduğunu kaydeden Karaoğlu, vücudun gereksiniminden fazla sıvı alınmasının da doğru olmadığına dikkati çekti.</p>
<p>Karaoğlu, şöyle devam etti:<br />
“Spor yaparken sıvı alınmaması ve terliyken su içilmemesi gerektiği düşüncesi, oldukça yanlış bir inanıştır. Spor öncesi sıvı alınmaması, spor sırasında çok susamaya yol açmakta, gereğinden çok su içme isteği doğmaktadır. Doğru sıvı alımı, az miktarlarda ancak sık sık içilerek yapılır. Eğer aldığınız sıvı serin olursa, içmek daha zevkli gelir.</p>
<p>Vücut saatte 1 litre kadar suyu absorbe edebilir ki, bu miktar aşırı aktivitelerde kaybedilen sudan azdır. Yani ‘terli terli su içilmez’ gibi bir mantık yanlıştır. Sıvı kaybının neden olduğu olumsuzlukların önüne geçilmesi için terliyken de su içilmelidir.</p>
<p>Suyla beraber vücudun kaybettiği elektrolit ve enerjiyi de yerine koyacak türde maddelerin alımı çok daha faydalıdır. Bu amaçla bir miktar tuzlu ayran veya şekerli içecekler kullanılabileceği gibi, oranı ve miktarları bilimsel verilerle ayarlanmış çeşitli elektrolit tuzlar, şekerli ve vitamin katkılı hazır sporcu içecekleri kullanmak daha da olumlu sonuç verir.”</p>
<p>Sıvı kaybı belirtileri yaşayan insanların faaliyetlerini durdurması, serin ve gölge bir yerde dinlenmesi, sıvı alması ve kıyafetlerini rahatlatması gerektiğini ifade eden Karaoğlu, şu şekilde konuştu:</p>
<p>“Sıvı kaybına karşı üç kural unutulmamalıdır; terleme ile kaybedilenlerin geri kazanılabilmesi için spor öncesinde, esnasında ve sonrasında sıvı alınmalı, doğru sıvılar tercih edilmeli, sıvı almak spor yaparken izlenilmesi gereken temel bir sağlık ve emniyet kuralı olarak algılanmalıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/sicak-havalarda-bol-su-icmek-gerekiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fındık yağı kan şekerini düzenliyor</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/findik-yagi-kan-sekerini-duzenliyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/findik-yagi-kan-sekerini-duzenliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, sıvı yağların içinde en sağlıklı yağın fındık yağı olduğunu belirtiyor. Fındıktan elde edilen yağın kolesterolü düşürdüğü, kan şekerini düzenlediği ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisinin olduğu bildirildi.
Alman Bild Gazetesi, yaşam için en sağlıklı yağların bilimsel verilerini açıkladı. Bilimsel verilere göre fındık yağı, insan vücuduna en çok yararı olan yağ olarak belirlendi.
Bild Gazetesi’nin haberine göre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, sıvı yağların içinde en sağlıklı yağın fındık yağı olduğunu belirtiyor. Fındıktan elde edilen yağın kolesterolü düşürdüğü, kan şekerini düzenlediği ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisinin olduğu bildirildi.<span id="more-482"></span></p>
<p>Alman Bild Gazetesi, yaşam için en sağlıklı yağların bilimsel verilerini açıkladı. Bilimsel verilere göre fındık yağı, insan vücuduna en çok yararı olan yağ olarak belirlendi.</p>
<p>Bild Gazetesi’nin haberine göre, fındık yağı insan vücuduna en az zarar veren, yararlı kolesterolü yükselten ve en hızlı yakılan yağ olarak birinci sırada yer aldı. İkinci badem, üçüncü yer fıstığı yağı, dördüncü zeytinyağı, beşinci soya, altıncı mısır yağının yer aldığı sıralamada, ayçiçeği yağı ise en sonda bulunuyor.</p>
<p>Bilimsel verilere göre, fındık yağında yüzde 83.42 oranında oleik asit, yüzde 8.81 oranında linoleik asit, yüzde 5.68 oranında palmitik asit, yüzde 0.47 oranında stearik asit ve yüzde 0.47 oranında palmioleik asit bulunuyor.</p>
<p>Bilim adamları, oleik asidin kanda kolesterolün yükselmesini önlediğini, kan şekerini düzenlediğini, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip olduğunu, linoleik asidin ise organizmanın büyümesini ve sağlıklı gelişmesini sağladığını belirttiler.</p>
<p>Fındık yağı ile ilgili bilimsel veriler, bu ürüne olan ilgiyi artırdı. Karadeniz’in en önemli tarım ürünü olan fındığın yağını yemeklik yağ olarak üreterek piyasaya giren ve Ordu’da kurulu olan Soya AŞ, ihracat talepleri almaya başladı.</p>
<p>Konuyla ilgili bilgi veren Soya A.Ş. Genel Müdürü Yaşar Pamuk, ilk etapta İtalya, Almanya, İspanya, ABD ve İsrail’e pazarlama yapmaya başladıklarını, ayrıca distribütör firmalar vasıtasıyla 81 ilde de satış yapmaya başladıklarını söyledi.</p>
<p>Pamuk, “Dünya artık doğal ve yaralı besinlere yöneliyor. Fındık yağı E vitamini deposu. Özellikle pilav, kızartma ve yemeklerde çok sağlıklı. Günde 200 ton üretiyoruz ve cazibeli ambalajlarda market raflarını süslüyoruz. Bölgenin en önemli tarım ürününü tüm dünyaya ulaştırmaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi seven insanları bu ürüne sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/findik-yagi-kan-sekerini-duzenliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hormonlu gıdalar hayatımızı tehdit ediyor</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/hormonlu-gidalar-hayatimizi-tehdit-ediyor.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/hormonlu-gidalar-hayatimizi-tehdit-ediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:04:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=480</guid>
		<description><![CDATA[Tükettiğimiz gıdaların çoğunun üretiminde ne yazık ki sağlığımız için zararlı kimyasallar kullanılıyor. Oysa çeşitli hormonal takviyelerle üretilen bu gıdaları ayırt etmek çok da zor değil. İşte hormonlu gıdaları ayırt etmek ve sağlıklı sebze ve meyve seçmek için dikkat edilmesi gerekenler…
“Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi düzenleyici olarak kullanılan, düşük yoğunluklarda dahi etkili olabilen ve bitkilerde sentezlenerek taşınabilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tükettiğimiz gıdaların çoğunun üretiminde ne yazık ki sağlığımız için zararlı kimyasallar kullanılıyor. Oysa çeşitli hormonal takviyelerle üretilen bu gıdaları ayırt etmek çok da zor değil. İşte hormonlu gıdaları ayırt etmek ve sağlıklı sebze ve meyve seçmek için dikkat edilmesi gerekenler…<span id="more-480"></span></p>
<p>“Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi düzenleyici olarak kullanılan, düşük yoğunluklarda dahi etkili olabilen ve bitkilerde sentezlenerek taşınabilen organik maddeler” olarak tanımlanan hormonlar, insan nüfusunun hızla arttığı günümüzde, tarım ürünlerinin verimliliğini artırma amacıyla ne yazık ki bilinçsizce kullanılıyor.</p>
<p>Türkiye’de özellikle domates, patlıcan, patates, kabak, salatalık, üzüm, elma, çilek, kavun, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve çeltikte hormona sıkça rastlamak mümkün.</p>
<p><strong>Hormonlu gıdaların zararları</strong></p>
<p>Sıklıkla tüketilen hormonlu gıdalar, vücuttaki hormon dengesinin ve bağışıklık sisteminin bozulmasına, şişmeye, yağlanmaya ve hücreleri zayıflatarak kanser yatkınlığını artırmaya neden olur.</p>
<p>Uykusuzluk, yorgunluk, baş ağrısı, egzama, hafıza kaybı ve konsantrasyon eksikliği, depresyon, bağışıklık sisteminde zayıflık, otoimnun hastalıklar, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, safra taşları ile kanser.</p>
<p><strong>Anne sütü de etkilenir mi?</strong></p>
<p>Türkiye’de zirai mücadelede bin 250 çeşit ilaç kullanılmaktadır. Çukurova gibi yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde, anne sütünde dikkat çekici oranlarda ilaç kalıntısı tespit edildi. Bu gerçekler doğrultusunda özellikle bebekler ve çocuklarımızın sağlığının ciddi tehlike altında olduğunu özellikle belirtmeliyim. Hormonlu gıdalar, bilinçsiz ve dikkatsizce tarım ilacı kullanımı, katkı maddeli gıdalar insan sağlığını ciddi olarak tehdit ediyor.</p>
<p><strong>Aşırı kilo almaya neden olur mu?</strong></p>
<p>Hormonlu gıdalar, sürekli tüketilirse vücut mekanizması bozulabilmekte ve birçok hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bağışıklık sisteminin bozulması demek ise başta kilo ve kanser gibi hastalıkların görülmesine sebep olur.</p>
<p>Hormonlar, bütün sistemlerimizi çalıştıran maddelerdir. Boyumuz kilomuz gibi dış görünüşümüzde, ruhsal dengemizde ve fiziksel aktivitelerimizde organlarımızın çalışmasında rol oynarlar.</p>
<p>Sağlıklı bir insanda doğumdan itibaren yaşamının her alanında gerekli bütün hormonlar vücudun gelişmesini ve tüm fonksiyonların normal çalışmasını sağlamaktadır. Ancak normal çalışan bu sisteme beslenme alışkanlığı başta olmak üzere dışarıdan gelecek etmenlerle müdahale yapılırsa sistemde bozulmalar olacaktır. Yoksa hormon yapısı bozulan çocuklarda gelişim bozuklukları görülmektedir. Bunların başında da şu an büyük tehlike çanları çalan obezite gelmektedir.</p>
<p><strong>Erken ergenlik görülüyor</strong></p>
<p>Ergenlik belirtilerinin görülmesinde kızlar ve erkekler arasında farklar var. Sadece belirtiler açısından değil zamanlama olarak da kız ve erkek çocuklar arasında belirgin ayrılıklar bulunuyor. Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki yıl önce giriyorlar. Kızların 10 yaşından, erkeklerin 12 yaşından itibaren ergenliğe adım attığı kabul ediliyor. Kızlarda meme büyümesi, erkeklerde cinsel organların büyümeye başlaması ile ergenlik başlıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, “Ergenlik 10 – 18 yaş aralığı kabul edilir. Buna karşın ender olarak kızlarda 8, erkeklerde 9 yaşından önce ergenlik belirtilerin ortaya çıkması, bir hastalık belirtisi olarak görülmeli ve tedavi edilmesi gerekir.” diyor ve şöyle devam ediyor:<br />
“Hormonlu gıdalar, erken ergenliğinin sebeplerinden sadece biri. Adet döneminden sonra kızlar ancak 5 – 6 cm boy atabildikleri için ciddi bir boy kısalığı sorunu ile karşı karşıya kalabilir. Bu açıdan erken ergenlik belirtilerinin varlığında geç kalınmadan bir uzmana başvurmak gerekir.</p>
<p><strong>Hormonlu gıdaları nasıl anlarız?</strong></p>
<p>Hormon takviyesi özellikle zamansız yetiştirilen ürünlerde çok fazla uygulanıyor. Bu nedenle, artık her mevsim her şeyi bulabiliyor olsak da, meyve ve sebzeleri normal zamanlarında tüketmeye çalışmalıyız.</p>
<p><strong>Bazı sebzelerin tüketilmemesi gereken zaman aralıkları:</strong></p>
<p>Domates: 15 Ekim – 10 Kasım / 10 Nisan – 5 Mayıs<br />
Patlıcan: 15 Kasım – 15 Mayıs<br />
Kabak: 1 Kasım – 15 Mayıs</p>
<p>Ayrıca meyve ve sebzeler bazı alışılmayan özellikleriyle de size hormon kullanılıp kullanılmadığını belli ederler.</p>
<p><strong>Bunlara dikkat edin</strong></p>
<p>- Domates çekirdeksiz, içi çok sulu ve boş<br />
- Kabağın şekli bozuk ve çekirdeksiz<br />
- Patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksiz<br />
- Biber aşırı büyük ve etli, çekirdek evi boş, etli kısmı sert<br />
- Patates şekilsiz ve yumruları yapışık, içi kara,<br />
- Karpuzun çekirdek yerleri boş, ise bu ürünler hormonlu demektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/hormonlu-gidalar-hayatimizi-tehdit-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemeklerinizin kalori değerlerini öğrenin</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/yemeklerinizin-kalori-degerlerini-ogrenin.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/yemeklerinizin-kalori-degerlerini-ogrenin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:02:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[Sık sık diyet yapanlar hemen hemen bütün besinlerin kalori değerlerini çok iyi bilirler. Eğer diyete daha yeni başladıysanız ve yemeklerin kalori değerlerini bilmiyorsanız aşağıdaki listeyi buzdolabınızın üzerine yapıştırıp diyet menünüzü buna göre şekillendirebilirsiniz.
1 porsiyon yemekte kaç kalori var?



Yemek
Kalori


Bezelye
289 kalori


Kıymalı sebze
180 kalori


Türlü
221 kalori


Fırında makarna
505 kalori


İmambayıldı
194 kalori


Zeytinyağlı taze fasulye
177 kalori


Zeytinyağlı pırasa
225 kalori


Zeytinyağlı biber dolma
265 kalori


Zeytinyağlı bakla
266 kalori


Zeytinyağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sık sık diyet yapanlar hemen hemen bütün besinlerin kalori değerlerini çok iyi bilirler. Eğer diyete daha yeni başladıysanız ve yemeklerin kalori değerlerini bilmiyorsanız aşağıdaki listeyi buzdolabınızın üzerine yapıştırıp diyet menünüzü buna göre şekillendirebilirsiniz.</p>
<p><strong>1 porsiyon yemekte kaç kalori var?</strong></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="400" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Yemek</strong></td>
<td><strong>Kalori</strong></td>
</tr>
<tr>
<td>Bezelye</td>
<td>289 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Kıymalı sebze</td>
<td>180 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Türlü</td>
<td>221 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Fırında makarna</td>
<td>505 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>İmambayıldı</td>
<td>194 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı taze fasulye</td>
<td>177 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı pırasa</td>
<td>225 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı biber dolma</td>
<td>265 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı bakla</td>
<td>266 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı barbunya</td>
<td>328 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Kıymalı kapuska</td>
<td>190 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Patlıcan kebap</td>
<td>406 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Kıymalı karnı bahar</td>
<td>187 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Sulu köfte</td>
<td>256 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Mantı</td>
<td>341 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı lahana dolma (2 ad.)</td>
<td>125 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Zeytinyağlı yaprak dolma (2 ad.)</td>
<td>125 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Etli yaprak dolma (12-14 ad.)</td>
<td>320 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Etli biber dolma (2 ad.)</td>
<td>320 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Kısır (2 yemek kaşığı)</td>
<td>125 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Patates kızartması (150gr)</td>
<td>330 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Patates salatası (1 kase)</td>
<td>436 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Kıymalı patates</td>
<td>250 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Baklagiller</td>
<td>350 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Pilav (pirinç bulgur)</td>
<td>320 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Pizza (1 adet)</td>
<td>584 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Balık tava</td>
<td>370 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Börek</td>
<td>330 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Talaş böreği</td>
<td>360 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Cacık</td>
<td>80 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Ayran</td>
<td>70 kalori</td>
</tr>
<tr>
<td>Etli pide (1 adet)</td>
<td>570 kalori</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/yemeklerinizin-kalori-degerlerini-ogrenin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fındık yağının faydaları</title>
		<link>http://www.yasamrehberim.net/findik-yaginin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.yasamrehberim.net/findik-yaginin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 17:01:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamrehberim.net/?p=475</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, fındık yağının diğer bitkisel sıvı yağlara oranla hatırı sayılır derecede faydalarının olduğunu söyledi. Damarların sertleşmesini ve daralmasını engelleyerek kalbi koruyan fındık yağı aynı zamanda kemik erimesini de yavaşlatıyor.
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (FİSKOBİRLİK) önemli iştiraklerinden biri olan Ordu Yağ Sanayi AŞ Genel Müdürü Bayrak, Giresun Gazeteciler Derneği Toplantı Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, fındıkta uygulamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, fındık yağının diğer bitkisel sıvı yağlara oranla hatırı sayılır derecede faydalarının olduğunu söyledi. Damarların sertleşmesini ve daralmasını engelleyerek kalbi koruyan fındık yağı aynı zamanda kemik erimesini de yavaşlatıyor.<span id="more-475"></span></p>
<p>Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (FİSKOBİRLİK) önemli iştiraklerinden biri olan Ordu Yağ Sanayi AŞ Genel Müdürü Bayrak, Giresun Gazeteciler Derneği Toplantı Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, fındıkta uygulamaya konulan yeni stratejisi içerisinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) depolarında 500 bin ton dolayında bir fındık stokunun bulunduğunu belirtti.</p>
<p>Bu stokun bir kısmının yağ yapılmasına başlandığını, TMO’dan 60 bin ton fındığın yağ yapılması ihalesini aldıklarını ifade eden Bayrak, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu fındığın yağ yapılması için yarından itibaren düğmeye basıyoruz. Bu bizim 5-6 ay kadar hammadde stokumuzu karşılayacaktır. Bundan sonra fındık yağı artık daha kolay bulunur, daha kolay alınır ve daha ucuz olacaktır. Bunun yanı sıra fiyatlarımız ayçiçeği fiyatları seviyelerine düşmüş durumdadır.</p>
<p>Fındık yağının diğer bitkisel sıvı yağlara oranla hatırı sayılır fayda farkı vardır. Yağımıza güveniyoruz. Fındık yağı tartışmasız bir şekilde yeryüzünün en sağlıklı yağıdır.”</p>
<p>Ürettikleri ‘Çotanak” yağını Türkiye’ye pazarlar durumda olduklarını, bununla ilgili ülke çapında pazarlama ağına sahip bir firmayla anlaştıklarını kaydeden Bayrak, “Bundan sonra Hakkâri’nin en küçük beldesinden, Edirne’nin en küçük köyüne kadar ulaşmayı planlıyoruz.</p>
<p>Yağımızı yeni ambalajlarımızla piyasaya sürdük. Bir ve iki litrelik pet şişelerimiz yoktu. Hem daha ekonomik olması ve hem de içindeki yağın berraklığını, kalitesini göstermek istiyoruz. Halkımız fındık yağını tanısın diye, ürün ambalajlarına fındık yağının tanıtılması amaçlı etiketler de koyduk” diye konuştu.</p>
<p><strong>Faydaları saymakla bitmiyor</strong></p>
<p>Bayrak, fındık yağında yüzde 83 oranında oleik, yüzde 12 oranında linoleik asit, E vitamini, minerallerden kalsiyum, demir, çinko ve potasyum bulunduğunu ifade ederek, fındık yağının faydalarını şöyle sıraladı…</p>
<p>- Damar sertliği, daralması ve bundan kaynaklanan muhtemel kalp hastalıklarını önler.</p>
<p>- Vücuttaki aktiviteyi arttırır, psikososyal bir problem olan kısırlığa karşı etkilidir, üreme sistemini güçlendirir.</p>
<p>- Hücrelerden doku ve organlara kadar tüm yapılarda yaşlanmaya karşı doğal savunma oluşturur.</p>
<p>- Kanser gelişimi ve riskinde engelleyici etkisi vardır.</p>
<p>- Yüksek kalsiyum içerdiğinden çocukların kemik ve diş oluşumuna katkı sağlar, menopoz sonrası kemik erimesini yavaşlatır.</p>
<p>- Bünyesinde bulunan yüksek E vitamini alyuvarların parçalanmasını önleyerek kansızlığa karşı kuruyucu etki yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamrehberim.net/findik-yaginin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

