Aile planlaması

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Aile Sağlığı, Sağlıklı yaşam

Toplumların eğitim düzeyi yükseldikçe, doğurma oranı azalmaktadır. Bu, doğum kontrolu ve kürtaj uygulamalarının bir sonucudur. Günümüzde, kadınlar eskisine göre ilk adetlerini daha erken yaşta görmekte ve cinsel ilişkiye daha erken başlamaktadır. Doğum oranı azaldığı için, (kesin bir korunma yöntemi olmamakla birlikte) emzirme doğum kontroluyla ilgili önemli bir etki de göstermemektedir. Devamını oku

Emzirme konusunda bilinmesi gerekenler

Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF bebeklerin yaşamının ilk 4 ayında, mümkünse 6 ayında, su dahi almaksızın anne sütü ile beslenmesini önermektedir. Bebeğin tüm biyolojik gereksinimleri için en iyi ve eksiksiz besin anne sütüdür. Bebeğin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan korunmasını sağlar. Devamını oku

Kısırlık ve tüp bebek

Evli çiftlerin, kadının düzenli adet görmesine ve düzenli cinsel ilişkiye girmelerine (haftada 2-3 kez) rağmen bir yıl içinde gebe kalamama durumlarında infertilite (kısırlık) söz konusudur. Fakat bu kavramı herkes için aynı tutmak mümkün değildir. Örneğin daha önce üreme organlarından (rahim, yumurtalık, tüpler gibi) rahatsızlanan veya ameliyat olan kadınlar ile ileri yaşta evlenmiş çiftler için ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Devamını oku

Ailevi Akdeniz Ateşi

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Aile Sağlığı, Genel Sağlık, Hastalıklar

Ailevi Akdeniz Ateşi sıklıkla Türklerde, Araplarda, Yahudilerde ve Ermenilerde görülen bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz Ateşi tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklem ağrısı atakları yapan bir hastalıktır. Ataklar genellikle 24 – 48 saat sürer. Hastalarda ataklar dışında hiçbir belirti yoktur, yani normal insandan farksızdırlar. Devamını oku

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları

İdrar yolu enfeksiyonları çocukluk çağında en sık görülen bakteriyel enfeksiyonlardan biridir. İdrar yolu enfeksiyonlarının yaklaşık yarısı akut pyelonefrit şeklinde böbrekte oluşur. Akut pyelonefrit geçiren böbrekte kalıcı hasar oluşma riski vardır ve bu durum daha sonraki dönemlerde böbrek fonksiyonlarında bozulma ve hipertansiyona yol açabilir. Devamını oku

Kızamık hastalığının nedenleri ve tedavi yöntemleri

Kızamık, özel bir virüsle (Morbilli) meydana gelen, bulaşıcı bir çocukluk hastalığıdır. Kızamık hastalığı ilk olarak 860 senesinde Farslı hekim Razi tarafından farkedilmiştir.

Sydenham ise 17. asrın ikinci yarısında hastalığı tarif etmiş ve 18. yüzyıldan itibaren de kızamık salgınları tanınmaya başlamıştır. 1911′de Anderson ve Goldbergen, kızamığı insanlardan maymunlara nakletmişler ve sebebinin bir virüs olduğunu bildirmişlerdir. Devamını oku

Mikroplar en çok çocukları seviyor

Yaşamımızın her alanında bir arada yaşadığımız mikroplar, bağışıklık sistemimize ve gelişen tıbba meydan okuyor. Özellikle yiyecekler aracılığıyla vücudumuza giren mikroplar, her geçen gün daha çok enfeksiyona ve gıda zehirlenmesine neden oluyor. Devamını oku

Ne umduk ne bulduk

Evliliğin ilk dönemlerinde çiftler, hayal ettikleri cinselliği yaşayamıyorlar. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’na şikâyetlerle başvuran çiftler üzerinde yapılan değerlendirme, kadınların cinselliklerini yaşarken karşılaştıkları sorunları gözler önüne seriyor.

Birçok çift, evliliklerinde hayal ettikleri cinsel birlikteliği kuramadığı için doktora başvuruyor. Kadınlar genelde cinsellikle ilgili bir Devamını oku

Pnömokok bakterisi çocukları tehdit ediyor

Dünya genelinde dakikada yedi çocuk, pnömokok bakterisinin yol açtığı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor.
Pnömokok Farkındalığı Uzmanlar Konseyi (PACE), dünyada her gün birçok çocuğun zatürre, menenjit, sepsis ve diğer yaşamsal tehdit oluşturan pnömokokal hastalıklar nedeniyle öldüğünü açıkladı. Bu sayının bizde de çok yüksek olduğunu belirten Türkiye Enfeksiyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, ülkemizde her yıl Devamını oku

Anne sevgisinin genetiği araştırılıyor

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Aile Sağlığı, Genel Sağlık

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, anne sevgisinin sadece hormonal bir duygu değil, genetik kökenli olduğunu ortaya koyabilmek için ‘DNA’ taramalı bir araştırma yapıldığını bildirdi.

Çukurova Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demirhan, anne sevgisinin, yeryüzündeki hiçbir sevgiyle boy ölçüşemeyecek kadar güçlü olduğunu, bu gücün altında ise genetik faktörlerin yattığını düşündüklerini söyledi.

Sonraki yazılar »